Yıllardır yaz aylarında adaya gideriz.Her sabah yürüyüşten dönerken yorgunluğu üzerimizden atmak için çay bahçesine mutlaka uğrar yorgunluk çayı içeriz. Oranın sahibesi Emine Abla kendi ikramı olan adaçayından bir fincan ikram etmeden sağolsun bizi yollamaz.Böylece başlar adaçayı ile dostluğumuz.Her adadan dönüşte demet demet adaçayı getiririz .Hem adadan getirilecek adaçayından daha iyi bir hediye düşünemiyorum. Kendimizde kış boyunca içiyoruz.
Bir çok faydasının yanında adaçayı hem sakinleştiriyor hemde stresi azaltıyor.Yalnız günde sadece 1-2 fincandan fazla içilmemesi söyleniyor.Ben söyleyenlerin yalancısıyım.Adaçayının olmazsa olmazı bir dilim limon ve isteğe bağlı bir çay kaşığı baldır.Lezzetide çok güzeldir.İçmeyenlere tavsiye edilir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder